Portakal Haber Ajansı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
Foto HaberK.KoşullarıKünyeReklamTP - PH Arşiv

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖNEMLİ LİNKLER



Nöbetçi Eczaneler

Tekirdağ POSTASI'nın 112. Sayı ve 113 sayısı BİRLİKTE Elinizde.!

TekirdağPOSTASI

15 Mayıs 2019, 07:03

TekirdağPOSTASI

Tekirdağ POSTASI'nın 112. Sayı ve 113 sayısı BİRLİKTE Elinizde.!
HAVUZ MEDYA YAVUZ Medya YOK, Sanal MEDYA var.!
Dostlar geçtiğimiz günlerde yaklaşık olarak 150-200 mektup gönderdik çok DEĞERLİ Milletvekillerininde aralarına olduğu, BİZİ bir türlü değerlendiremeyen, SANAL-Yanal bir medya çarkına kendini kaptıranlar dahil, YEREL, Yaygın dostlarımıza gönderdik, Bu sayıda bu AÇIK Mektubu yine göndermek istiyorum, ancak PTT bize AÇIK MEKTUP adetini 1 TL'dan göndermeyi kabul etti, fakat, bizim etimiz ne?, budumuz ne?, YOL parası, EKMEK parası (!) buldukmu geziyoruz.

Fakat tuzu kurular GAZETECİ deyince..! Bir de, SEÇİM'den yen içıktık diye, SANKİ POLİTİKACILAR bir bizi düşünüyor, bir MEDYA biziz, bütün paralar cukka CEPTE sanıyorlar. (!) OYSA, kazın ayağı öyle değil..!
Memleketteki EKONOMİK sıkıntı ilk önce MEDYA'nın işlerini etkiliyor...
MAHMUR-Memur kardeşlerim bunu göz önünde tutsalardı, şimdi Fabrika gibi TESİSLERİMİZ olurdu.
AMA nerde... ESTEK-Köstek çok, LAFA gelince O'da çok, Ama; HİÇ DESTEK yok.!

"Bayram gelmiş NEYİME, Kan damlar Yüreğime..." bu bir Şiir-Güfte bir Şarkı-Türkü vb. gibi değerlendirilmesin MEDYA'nın durumu bu, lütfen biraz CİDDİYET...

İşte bu yüzden açık mektubu tekrardan burada yayınlayarak fazla yer işgal etmek istemiyoruz ve aşağıda bir bağlantı vererek İNSAFLI, Merhametli OKUYUCUMUZUN bizi anlayarak, YARDIM, DESTEK elini uzatacağına inanıyoruz... Size TELEFONUNUZ kadar yakınız...

"Sayın Yetkiliye AÇIK Mektup,
Bu iletiyi bu güne kadar (5-6 Yıldır) çektiğimiz sıkıntıları ŞAKA gibi algıladığınız için alıyorsunuz, bu yazıyı resmi haber web sitelerimizde de, bazı uyarlamalarla; “HAVUZ-YAVUZ” Medya başlığı altında bulabilirsiniz, Bunu bir “VEDA” gibi algılamayınız, ancak; geçenlerde bir “YEREL GAZETECİ”nin CENAZESİNE katıldıktan sonra, müşteri ziyaretlerimden birinde, bir DOST demiyorum, (...)

Bu ÖYKÜ'deki HIZIR Bize de, GEREK.!
Bir padişah Hızır'ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı. "Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım" dedi. Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: "Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsaade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz."
Adamın karısı kanaatkar biriydi. "Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten" dedi.

Hızır'a karşı istenen dünyalık
Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi. Hızır'ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı. Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu. Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti:
"Benim aslında Hızır'ı falan bulacağım yoktu. Ailece sıkıntı çekiyorduk. Hızır'ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim" dedi.
Padişah buna çok kızdı: "Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi?" diye bağırdı.

"Küllü şeyin yerciu ila asıhı"
Adam da her şeyi göze aldığını söyledi. Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu. Birinci vezire sordu:
- Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim?
- Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım.
Bu sırada peyda olan, nurani, ak sakallı bir ihtiyar vezirin sözleri üzerine söyle dedi: "Küllü şeyin yerciu ila asıhı"
Padişah ikinci vezirine sordu:
- Bu adama ne ceza verelim?
- Hükümdarım bu adamın derisini yüzüp içine saman dolduralım.
Biraz önce ansızın ortaya çıkan ihtiyar yine "Küllü şeyin yerciu ila aslıhı" dedi.
Padişah üçüncü vezire sordu:
- Ey vezirim sen ne dersin, beni kandıran bu adama ne ceza verelim?
- Padişahım bana göre, bu adamı affedin Size yakışan, sizden beklenen budur. Bu adam önemli bir suç isledi ama sanıldığı kadar da kötü biri değil. Çünkü çoluk çocuğunun rahatı için kendini feda edebilecek kadar da iyi yürekli.
Nurani ihtiyar yine söze karıştı: "Küllü şeyin yerciu ila asıhı"
"Herkes aslına çeker"
Bu defa padişah o yaşlı zata yöneldi:
- Sen kimsin? İkide bir tekrarladığın o laf ne demektir?
İhtiyar cevap verdi:
- Senin birinci vezirinin babası kasaptı. Onun için kesmekten, etini çengellere asmaktan bahsetti. Yani aslını gösterdi. İkinci vezirin babası yorgancı idi. Yorgan yastık, yatak yüzlerine yün, pamuk vb. doldururdu. O da babasına çekti. Üçüncü vezirin ise babası da vezirdi. O da soyuna çekti, büyüklüğünü gösterdi. Benim söylediğim söz "Herkes aslına çeker" demektir.
"VEZİR İstersen (üçüncü veziri göstererek) işte vezir, Hızır istersen (kendini göstererek) işte Hızır, bu adamı mahcup etmemek için sana göründüm," dedi ve kayboldu.

Bu haber 60 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Sosyal MEDYA'dan GAZETECİLERE Güzelleme..!14 Haziran 2019

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

Şans Oyunları

booked.net

Dost Siteler





















sanalbasin.com uyesidir Toplist25
Twitter Facebook

Tüm hakları Portakal Haber Ajansına aittir kaynak belirtilmeden yazı ve görsellerin kullanılması yasaktır (c) 2013..2018 | Powered by SoykanSoft
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu