Portakal Haber Ajansı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
Foto HaberK.KoşullarıKünyeReklamTP - PH Arşiv

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖNEMLİ LİNKLER



Nöbetçi Eczaneler

PARTİLER EN BÜYÜK PROPAGANDA FIRSATINI KAÇIRDI.

Hasan ERGE

11 Mayıs 2018, 00:37

Hasan ERGE

PARTİLER EN BÜYÜK PROPAGANDA FIRSATINI KAÇIRDI.

AK Parti´ye 61 başvuru oldu, CHP´de 30, İYİ Parti´de 30 başvuru var. Rakamlar az oynayabilir.

Kaçan fırsat şu: Partilerin organize etmediği için, adaylar kendilerini gazeteler aracılığıyla tanıtma lüzumunu duymuyor. Böylece aday adayı kişinin yakınları, arkadaşları, köylüleri, akrabaları, komşuları, okul arkadaşları, meslektaşları, asker arkadaşları vs. Ondan haberdar olamıyor.


Gazetelerde yer almadan siyaset yapmak herhalde yeni moda olsa gerek. Genel merkezler bu yönleri de kriterlere dahil ediyorlar mı acaba? Ben gazetelerde kendini tanıtmak gereğini duymayan A sosyal, nekes, cimri... Aday adayının üzerini kocaman kara kalemle çizerim.

Senin akıl ve vücut nesnen çevresine ışık vermiyor derim.


21 Mayıs´dan sonra adaylıklar açıklandığında ortada 7 kişi kalacak. Bu 7´den en fazla 3, bilemedin 4´ü reklam yaptırmaya gerek duyabilecek, eğer onlar da facebookla yetinmezlerse tabi... Seçilemeyecek sırada olanlar sadece hafif görüntülerle masraf yapmamak üzere ortada olmaya çalışacaklar. Bunlar siyaseti kendine kullanan politika cellatlarıdır.

Siyaseti anlamsızlaştıran kişilerdir bunlar.
Konuştuklarımız var bu arada: "Dur bakalım listede olacak mıyız ona göre hareket ederiz?" Diyorlar. Yani burada düşündüğü şey kendi üzerinden partisinin propagandasını yapmak değil, seçilme noktasında olup olmadığı yani bir yerde kendisi... Partisi umurunda bile değil.

Haaaa, partiler ne yapıyor?
"-Değerli abim, bugün tanıtım programımız var, sizi de aramızda görmek istiyoruz."
Çok güzel daveti aldık, gittik, programı takip ettik. Kaç saati gitti sayın basının orada? Neredeyse yarım günü Partisinin çalışmasında harcandı.
Karşılığı var mı basına? Hayır. Sonra birilerini yakalamaya çalışıyorsunuz, beyefendinin mazereti hazır: Abi hanginize birinize? Sayınız çok!
Hay hay beyim, Partinize selam ederim. Davet ederken hanginizi birinizi çağırayım, sayınız o kadar çok ki, demiyorsunuz. Açılışta da "Çok değerli basın mensubu arkadaşalar!" diye güzel bir takdim de oluyor üzerimizden. Sonuç? Tam sıfır.

Partinin bir yetkilisi 3-5 basın mensubunu topluyor odasına, "Size aday adaylarının telefon numarasını vereceğim, onlarla temas ederseniz!" diyor. Ne büyük jest yarabbi! Saray, Çorlu, Kapaklı, Ergene, Malkara, İstanbul, Ankara´dan gelmiş beyefendiyi hanımefendiyi bu saatten sonra arayacağız ve diyeceğiz ki: Sizinle çeyrek sayfa, yarım sayfa antlaşma yapalım ücretimiz de bu kadar!

Ey Particilik oynayan yetkililer, yahu siz deli misiniz! Şunun şurasında kalmış 10 gün, haftalık bir gazete için böyle bir yol olur mu? Niye bir sistem dahilinde çalışmıyorsunuz? Siz değerli basın mensuplarını (!) finocuklar olarak mı görüyorsunuz. Haklısınız, özel finolarınız var ama gururlu, ciddi, vakarlı kalemlerin olduğunu da aklınızdan çıkarmayın.

Bu anlattıklarım sadece siyasetçiler için geçerli değil, yatırımlarıyla piyasaya girmek isteyenler için de geçerli. Tekirdağ´ın lüks yerlerinde davet üzere davetler alıyoruz; gelin, toplantımızı takip edin diyorlar. Gidiyoruz, kahvaltı veya yemekten sonra sinevizyon gösterileriyle günümüzün hiç edildiğini görüyoruz; üç beş kuruş gelir elde edeceğiz diye haberlerini de yapıyoruz ve akabinde telefonla dahi beyleri bulamıyoruz.

Bu işler bir sistematiğe bağlanmalı ama kim nasıl yapacak o da meçhul.
Gazeteleri kullanma devri kapanmazsa bu konularda çok şeyler yazılıp çizilmeye başlanacaktır. En azından ayıplarını yüzlerine vuracağız. Siyasetçilere özellikle seslenmek istiyorum: Siz, sizi takip eden basın mensupları içinde problemlerini aşmış, rahat, huzurlu, gazeteci görüyor musunuz? Bu hal dahi oturup düşünmenize yeter.

Ama siz en azından o toplantılarda yüzlerce insana yemek verirken, yani güçlü masraf yaparken gazetecileri de neredeyse bedava cinsinden kullandığınız da apaçık bir gerçektir.

Gazeteler ekmek peşinde, geçiminin derdinde... Matbağa parası, vergi, sigorta... İnsan biraz utanır. Ama tepeden alıştığınız belli oluyor; illa ki yandaşlık; yani siz sahip biz fino olacağız. Allah korkusu yok çünkü.

Sonra da çıkın ortaya: Niye falanca partinin haberini yaptın, sen şucu musun, bucu musun diye bir de hakaretler etmeye yeltenin!

Allah büyüktür. Devran daha uzun süre böyle devam etmez.
Yazılarına BAK1:
http://www.59haber.com/kose-yazilari/partiler-en-buyuk-propaganda-firsatini-kacirdi-5563.html

Bu haber 284 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
BEKLENENDİ... GÖKHAN METİNER ADAY ADAYI OLDU08 Aralık 2018

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

Şans Oyunları

booked.net

Dost Siteler





















sanalbasin.com uyesidir Toplist25
Twitter Facebook

Tüm hakları Portakal Haber Ajansına aittir kaynak belirtilmeden yazı ve görsellerin kullanılması yasaktır (c) 2013..2018 | Powered by SoykanSoft
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu