Portakal Haber Ajansı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM
Foto HaberK.KoşullarıKünyeReklamTP - PH Arşiv

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖNEMLİ LİNKLER



Nöbetçi Eczaneler

TEPKİSİZ DEMOKRASİ

Edirne POSTASI

10 Nisan 2018, 22:21

Edirne POSTASI

TEPKİSİZ  DEMOKRASİ
Abi dedi telefondaki ses; değişik konulara değiniyorsun yazılarında. Yazdıkların, düşüncenin imbiğinden süzülen, kaliteli ve ilgiyle okunan yazılar. Sana bir soru yönelterek o konuda da ne düşündüğünü öğrenmek istiyorum. Belki yeni yazının başlığını da ben belirlemiş olurum böylece. Gelişmiş batı toplumlarında bireyler haklarını elde etme noktasında çok bilinçli hareket edebiliyor, demokratik mücadeleyi kollektif hale dönüştürebiliyorlar. Bizde öyle olmuyor. Bireyler haklarının farkında değil veya korkak. Bu neden böyle?

Güzel bir soru. Bu konuda sosyologların, psikologların, siyaset bilimcilerinin mutlaka bir çok araştırması mevcuttur. Akademik kaynakları ve dili kullanmadan, çok yalın ve basit cümlelerle cevaplamaya çalışayım. Batılı toplumlar demokrasi mücadelesinde çok zorlu evrelerden geçmiş, krallık rejimlerinden halkın yönetime ortak olduğu cumhuriyet ve demokrasiye geçişte büyük bedeller ödemişlerdir. Emek verilerek elde edilen ve uğrunda çok çileler çekilen kazanımlardan kolay kolay vazgeçemez insanlar. Amerika’da yüz yıl savaşları, Fransa’da filozofların ateşlediği, aydınların halkla bütünleştiği ihtilaller sarayın despotizmini yerle bir etmiş, çağdaş bir hukuk sisteminin, katılımcı demokrasinin yolunu açmıştır. 

Doğu toplumlarında gelenekler kolay kolay değiştirilemez. Batı aklın, doğu kalbin coğrafyasıdır. Akıl sorgular. Bilimin anahtarı şüphe ve akabinde beynimizde çakacak soru şimşekleridir. Oysa kalp; aşkın ve dahi teslimiyetin dipsiz kuyusu, uçsuz bucaksız maverasıdır. İman ile şüphe bir arada yaşayamaz. Şüphe imandaki depremdir. 

Yani vahyin müjdesini aldığınızda ya Ebubekir’siniz, ya da Ebucehil. Hint paganizmi veya plüralist inanç biçimlerinde de benzer tavırlar söz konusudur. Bizim İslam öncesi yaşam tarzımız elbette farklıdır. Kurultayı toplayan Kağan veya Hakanın yanında mutlaka eşi de vardır. Üstelik bu istişarede herkesin söz hakkı bulunurdu. Özellikle Osmanlı imparatorluğu döneminde oligarşik tutum bu hakları oldukça kısıtlamış, padişahlara krallar kadar olmasa da karşı konulamaz yetkiler vermiştir. Padişah ve reaya, bendeleri. Bende köle demek biliyorsunuz. Allah korkusu onları zalim bir kral olmaktan kurtarmıştır şüphesiz ama yetkiler açısından durum bu. (...)
Devamını OKU1: http://www.kusvekuscudunyasi.com/kd/yazar.asp?yaziID=2535

Bu haber 186 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
Tekirdağ Büyükşehir BELEDİYE Başkanı'na ÖNERİLER!18 Eylül 2018

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

Şans Oyunları

booked.net

Dost Siteler





















sanalbasin.com uyesidir Toplist25
Twitter Facebook

Tüm hakları Portakal Haber Ajansına aittir kaynak belirtilmeden yazı ve görsellerin kullanılması yasaktır (c) 2013..2018 | Powered by SoykanSoft
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu