Portakal Haber Ajansı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

ÖNEMLİ LİNKLER



Nöbetçi Eczaneler

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği; KANAL İSTANBUL Projesi RİSKLERİNE Dikkat ÇEKTİ.!

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği; KANAL İSTANBUL Projesi RİSKLERİNE Dikkat ÇEKTİ.!

Tarih 07 Aralık 2019, 01:06 Editör Edirne POSTASI

Geçtiğimiz günlerde, TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin ÇOĞAL; Kanal İstanbul Projesi ile ilgili bilgilendirmede bulunup, Kanal İstanbul Projesi’nin riskleri ve muhtemel sonuçlarıının toplumla, yani KAMUOYUYLA paylaşılmasının ÖNEMİNİ vurguladı... Pha/S.paşa-TEKİRDAĞ/YerelHABERMERKEZİ-Çevre-Ekonomi-Kültür-Politika/DÜNYA-Türkiye

TEMA Vakfı Edirne İl Temsilciliği;
KANAL İSTANBUL Projesi RİSKLERİNE Dikkat ÇEKTİ.!
Geçtiğimiz günlerde, TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin ÇOĞAL; Kanal İstanbul Projesi ile ilgili bilgilendirmede bulunup, Kanal İstanbul Projesi’nin riskleri ve muhtemel sonuçlarıının toplumla, yani KAMUOYUYLA paylaşılmasının ÖNEMİNİ vurguladı...

"TEMA Vakfı: Kanal İstanbul Projesi’nin riskleri ve muhtemel sonuçları toplumla paylaşılmalı" başlğıyla MEDYA'ya servis edilen BİLGİLENDİRME bültenin ÖZETLE şunlardan söz edilmiştir:
TEMA Vakfı Edirne İl Temsilcisi Şirin ÇOĞAL; Kanal İstanbul Projesi ile ilgili  bilgilendirmede bulundu.
ÇOĞAL’’Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporu hazırlanan Kanal İstanbul Projesi’nin İnceleme, Değerlendirme Komisyonu (İDK) Toplantısı 28 Kasım Perşembe günü Ankara’da gerçekleştirildi. TEMA Vakfı, ÇED raporunun değerlendirildiği İDK Toplantısı’na katılarak  Kanal İstanbul Projesi ile ilgili görüş ve itirazlarını dile getirdi’’ dedi.
Kanal İstanbul Projesi’nin ÇED raporu 28 Kasım Perşembe günü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda TEMA Vakfı temsilcisinin de katılımıyla gerçekleştirilen İDK Toplantısı’nda değerlendirildi. Projenin İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde oluşturacağı risklerin toplumla paylaşılması gerektiğine dikkat çeken TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç“Kanal İstanbul’un sadece bir deniz yolu ulaşımı projesi olarak değerlendirilmemesi gerekir. Çünkü projenin şehrin tüm karasal ve denizel yaşam alanlarını, yer altı suyu sistemini ve ulaşım sistemini tamamen değiştirmesi söz konusudur. Bu nedenle Kanal İstanbul Projesi’nin üst ölçekli mekânsal planlama ve stratejik çevresel değerlendirme çalışmalarının mutlaka yapılması gerekmektedir. Projenin bu süreçler dışında tutularak sadece ÇED süreci ile hayata geçirilmesi, gelecekte karşılaşılması muhtemel risklerin ve yaşanacak olumsuz sonuçların toplumla ve projeden doğrudan etkilenecek olan kesimlerle paylaşılmaması anlamına gelmektedir,” dedi.
İstanbul’un tarım arazileri yapılaşma baskısı altında
Kanal İstanbul Projesi’nin gerçekleşmesi halinde, büyük bölümü Avrupa Yakası’nda yer alan tarım arazilerinin hızla yapılaşmaya açılması riski bulunuyor. ÇED raporunda, proje alanının %52,16’sının tarım arazisi olduğu belirtiliyor. Ancak tarım arazisi kaybı sadece kanalın geçtiği güzergâhtaki tarım arazileri ile sınırlı kalmayarak kanal çevresinde oluşacak yapılaşmalar nedeniyle çok daha vahim boyutlara ulaşabilir.
Deprem riski altında olan İstanbul’da 8 milyon nüfuslu bir ada oluşturuluyor
Kanal İstanbul Projesi ile 8 milyon nüfuslu, 97.600 hektarlık bir ada oluşturuluyor ve bu alanda nüfusun daha da artması söz konusudur. Böylesine yoğun nüfuslu ve deprem bölgesinde olan bir alanda yapılması planlanan kanalın olası bir depremde yanal ve düşey hareketlere karşı nasıl bir tepki vereceği ÇED raporunda öngörülmüyor. Ayrıca ÇED raporunda olası bir depremde adada yaşayacak nüfusun nasıl tahliye edileceği konusuna da değinilmiyor.
İstanbul’un önemli içme suyu kaynakları risk altına giriyor
Projenin ÇED raporuna göre İstanbul’un temel su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı kullanım dışı kalmaktadır. Bu, iklim değişikliğinin kuraklık gibi etkilerini daha fazla hisseden İstanbul halkı için önemli bir su kaynağının kaybedilmesi anlamına geliyor. Ayrıca, Silivri, Çatalca ve Büyükçekmece ilçelerinin altında yoğunlaşmış yer altı suyu havzaları, iklim değişikliği kaynaklı kuraklık karşısında hayati öneme sahip tatlı su rezervleridir ve önemli miktarda tarım arazisini sulayabilecek potansiyele sahiptir. Deniz suyundan yer altı sularına bir sızıntı olması durumunda tüm Avrupa Yakası’ndaki yer altı sularında geri dönüşü olmayacak şekilde tuzlanma riski bulunuyor. Projenin ÇED raporu bu riske değiniyor ancak etkisini kapsamlı olarak değerlendirmiyor. (...)

Bu haber 323 defa okunmuştur.

Twitter  Facebook  Google  Delicious  FriendFeed  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Dünya

TÜRMOB INTERNATİONAL Dergisinin 55. Sayısı ÇIKTI!

TÜRMOB INTERNATİONAL Dergisinin 55. Sayısı ÇIKTI! ANKARA'dan alınan bildirime göre; (TÜRMOB), Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Müşavirler OD...

İYİ Parti Tekirdağ İl Başkanı 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK Günü KUTLU Olsun! Dedi!

İYİ Parti Tekirdağ İl Başkanı 3 MAYIS TÜRKÇÜLÜK Günü KUTLU Olsun! Dedi! Sertaç ALKAYA İYİ Parti Tekirdağ İl Başkanı olarak "3 Mayıs Türkçülük Gününüz kutlu olsun..." diyerek, Tüm TÜRKLERİ...
YAŞLANINCA YAPILMAYACAKLAR LISTESI!03 Ağustos 2020

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

Şans Oyunları

booked.net

Dost Siteler





















sanalbasin.com uyesidir Toplist25
Twitter Facebook

Tüm hakları Portakal Haber Ajansına aittir kaynak belirtilmeden yazı ve görsellerin kullanılması yasaktır (c) 2013..2018 | Powered by SoykanSoft
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi