Portakal Haber Ajansı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ÖNEMLİ LİNKLER



Nöbetçi Eczaneler

TARİHİ DOĞRU OKUMAK

TARİHİ DOĞRU OKUMAK

Tarih 30 Nisan 2018, 01:06 Editör Seçme Yazarlar

"TARİHİ DOĞRU OKUMAK" başlığı altında TARİHSEL Bilgileri, bir öykü tadında veriyor, Aziz DOLU ATABEY dostumuz, Antalya-SERİK'ten sesleniyor KALPLERİMİZE, kaderciliğin değil, KADİRCİLİĞİN HİÇ DEĞİL, dağarcığına topladığı Çalışmanın, CESARETİN MEYVELERİNİ Sunuyor bizlere... PHA/S.paşa-TEKİRDAĞ/Habermerkezi-SosyalMEDYA-Politika/Türkiye

TARİHİ DOĞRU OKUMAK


"TARİHİ DOĞRU OKUMAK" başlığı altında TARİHSEL Bilgileri, bir öykü tadında veriyor, Aziz DOLU ATABEY dostumuz, Antalya-SERİK'ten sesleniyor KALPLERİMİZE, kaderciliğin değil, KADİRCİLİĞİN HİÇ DEĞİL, dağarcığına topladığı Çalışmanın, CESARETİN MEYVELERİNİ Sunuyor bizlere...

Nerede, bu çalışmasını kendisine ait olan www.azizdolu.blogcu.com internet sitesi ile yöneticisi olduğu birkaç sosyal medya grubunda 2007'de paylaştığı gibi, en son 26 Nisan gecesi Türkiye & Azerbaycan grubunda paylaştığı bu yazısını, aynı tarihte Ajansımıza ait olan Mehmet PORTAKAL Sosyal Medya hesabında paylaştık, şimdidede, siz Tekirdağ POSTASI Gazete Okurlarımızın bilgisine sunuyoruz, işte "TARİHİ DOĞRU OKUMAK" başlıklı AZİZ Dolu ATABEY'in bahse konu yazısı aşağıda:

Osmanlı dönemi edebiyatçılarımızdan olan ve 'Şair Eşref' lakabı ile tanınan Eşref Bey’in yazıhanesine bir gün genç bir adam gelir. Ömründe ilk kez gördüğü bu gencin, Eşref Bey’den bir isteği vardır. Yazmış olduğu şiirler hakkında Eşref Bey’den bir değerlendirme yapmasını istemektedir. Gencin adı Mehmet Kemal’dir. Eşref Bey, gencin yazdığı şiirleri beğenmekle kalmaz, gencin adını da “Namık Kemal” olarak değiştirir.

Namık Kemal büyür, “Vatan ve Hürriyet Şairi” olur. Manastır Askeri Lisesi’nde Matematik öğretmeni olan Yüzbaşı Mustafa Bey, Namık Kemal’i çok sevmektedir. Zaman zaman öğrencilerine onun şiirlerini okur. Öğrenciler bu şiirlerden etkilenirler. Ama bir tanesi vardır ki, o diğerlerinden farklıdır. Adı Mustafa’dır. Çok geçmeden öğretmen-öğrenci ilişkisinin yerini, usta-çırak ilişkisi alır. Genç Mustafa’nın dudaklarından “vatan”, “millet” sözcükleri dökülür olmuştur artık.

Bir zaman sonra Yüzbaşı Mustafa’nın, Genç Mustafa’ya verebileceği pek fazla bir şey kalmaz. Bir gün Genç Mustafa’yı yanına çağırır. Ona, fikirlerinden etkilendiği Namık Kemal’in adından esinlenerek “Kemal” adını verir. Mustafa, kemale erip olgunlaşmış; Yunus gibi, yollara düşme vakti gelmiştir zira.

Mustafa Kemal, bugün Suriye olarak anılan Osmanlı vilayetine stajını tamamlaması için piyade önyüzbaşı olarak atanır. Ama gerçekte bu bir sürgündür. O dönemde İstanbul, Selanik, İzmir gibi yurt köşelerinde türlü türlü dernekler kurulmaktadır. Kimi liberaldir, kimi sosyalist... Kimi eşitlik ister, kimi zenginlik... Kimi İngiltere’ye bel bağlar, kimi Almanya’ya... Mustafa Kemal de bir dernek kurar. Şam’da, 1906 yılında kurulan bu derneğin adı “Vatan ve Hürriyet Cemiyeti”dir. Çünkü vatanın namusu, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Ve o bir vatanseverdir.

Gün gelir, İtalya, Osmanlı’nın bugün Libya diye anılan Batı Trablus (Trablus-ı Garp) Vilayetine saldırır. Teşkilat-ı Mahsusa, seçkin subaylardan bir takım (team) oluşturarak, (Toplam on bir subaydır.) Enver Bey (Paşa) başkanlığında, bu vatan topraklarına gönderme kararı alır. Takımda, Mustafa Kemal de vardır. Subaylar, askeriye elbiselerini çıkarıp, sivil olarak Batı Trablus’a giderler. Mustafa Kemal bunu yıllar sonra Anadolu’da bir kez daha yapacaktır.

Şimdi bir derkenar (antiparantez) açıp, Osmanlı Devleti’nin niye ordu gönder(e)mediğine değinelim. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın, Osmanlı’ya ihanet etmesi ve sonradan uluslararası bir boyut kazanan karışıklıklara neden olması yüzünden Mısır, İngilizlerin işgali altındadır. Aslında Mehmet Ali Paşa, şimdilerde Saddam Hüseyin’in yaptığını yaparak sömürgecilere (İngilizler) bahane hazırlamıştır. Bu nedenle karayolu ile ordu gönderilemez.
 

Osmanlı donanma da gönderemez. Sultan Abdülaziz Han’a karşı yapılan darbede etkin rol oynadığından ve işler çığırından çıkıp, Padişah’ın katledilmesine kadar gittiğinden dolayı, yönetim ve halkın gözünde donanma şüpheli/sabık bir kurumdur. Hatta Yılmaz Öztuna, İlber Ortaylı gibi bazı tarihçiler Osmanlı savaş gemilerinin boğazda çürümeye terk edildiğini ve o tarihte büyük bir deniz savaşını kaldıramayacak durumda olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Osmanlı (Türk) subayları, Yavuz Sultan Selim döneminde bölgeye zorunlu göç ettirilen ve kimi kaynaklarda 200 bin çadır oldukları kaydedilen Karamanoğlu Avşarlarından ve bir kısım Araplardan oluşan yerli halkı kısa sürede örgütleyerek, İtalyanları sahil şeridinde durdurmayı başarırlar.

Özellikle sokak savaşları çok çetin geçer. Osmanlı subayı Mustafa Kemal, elinde 'revolver' marka tabancası ile bu sokak vuruşmalarına bizzat katılır. Yine böyle bir vuruşma sırasında, bir el bombasının çok yakınında patlaması sonucu gözünden yaralanır. İlerleyen zamanlarda gözündeki rahatsızlık artıp, kör olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan Teşkilat-ı Mahsusa’nın bu gözü pek subayı, -arkadaşlarının ısrarı ve hatta Enver Paşa’nın zorlaması ile- Bulgaristan’a giderek, Sofya’da yeni açılmış olan Avrupaî bir hastanede tedavi olur.

Ateşemiliterlik görevinin içyüzü budur. Ama tarih kitaplarımız nedense bunu yazmaz. Emrindeki az sayıda Mehmetçik ile, Basra’ya kadar inmeyi kurgulayan (plan) Rus kolordusunu Bitlis’te durdurup; geri püskürttüğünü yazmadığı gibi!

Gün gelir yedi düvel Çanakkale önlerindedir. Osmanlı Devleti’nin boğazını sıkmaya; Türkleri, Türkistan’a (Orta Asya) kovmaya gelmişlerdir. Mustafa Kemal, 57. Alay ile bir destan yazarak, savaşın seyrini değiştirir. Bu arada yeri gelmişken bir hatırlatma yapalım. Bazıları çıkıp da “Savaşın kaderini değiştirdi.” diyorlar ya... Kader değişmez cancağızlar. Değişen şey kader olmaz zira.
Neyse, Çanakkale Savaşları ile tarihin seyri de değişir. Ne Çarlık Rusya’sı kalır ortada, ne 'güneş batmayan' İngiliz Krallığı… Geride, 'hasta adam' dedikleri yaralı aslan Osmanlı’nın Plevne’den, Akka’dan sonra son öldürücü pençesinin hatırası yani Çanakkale destanı kalır.

Başta İngiltere'nin Bahriye Nazırı Churchill (Çörçil) olmak üzere, Çanakkale’de Batılıların yüreğine öyle bir korku sinmiştir ki... Birkaç yıl sonra, takati (güç) tükenip de tarihin tozlu sayfalarına devrilen Osmanlı aslanının naaşını kaldırmak için toplandıklarında; çoktan doğmuş olan ve Ankara’dan kendilerine kafa tutan yetim yavrunun kükremelerini duyunca apışıp kalırlar.

Üstelik Churchill (Çörçil) bu kez de Harbiye Nazırlığı koltuğunda oturmaktadır. Atina’dan çıkıp gelen sırtlan sürüsü, Mehmetçiğin pençeleri ile perişan olurken; Türk’ü köleleştirmeye niyetlenen sömürgeciler de kuyruklarını kısarak “geldikleri gibi giderler.”

Milletlerin tarihi, insanların hafızası gibidir cancağızlar. Bu nedenle yeni nesillere tarihimizi, değerlerimizi öğretmeliyiz. Geçmişte bizi bir arada tutan değerlerimizi geleceğe taşımalıyız ki gelecekte de bir arada yaşamamız mümkün olsun.

Bunun yolu da hâliyle tarihimizi doğru okumamızdan geçer. Aksi takdirde birileri çıkar bizim canımıza okur. Haksız mıyım?
Aziz Dolu Atabey
 Serik - 2007
 ___C*______

Bu haber 241 defa okunmuştur.

Twitter  Facebook  Google  Delicious  FriendFeed  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Sosyal Medya

AKP Ergene İlçe Başkanlığınca İLERİ SÜRÜLENLERE, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı YANIT Verdi.!

AKP Ergene İlçe Başkanlığınca İLERİ SÜRÜLENLERE, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı YANIT Verdi.! Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı; AKP Ergene İlçe Başkanı Hamdi Sarıer tarafından 10.07.2018 tarihinde, Çorl...

EDİRNE-UZUNKÖPRÜ'ye Meral AKŞENER Perşembe Günü GELECEK.!

EDİRNE-UZUNKÖPRÜ'ye Meral AKŞENER Perşembe Günü GELECEK.! İYİ Parti Edirne İl Başkanlığı, Edirne 1. sıra milletvekili adayları Prof. Dr. Mehmet Akalın'ın adaylığının, Yü...
FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİLDİR09 Temmuz 2018

ANKET

SANAL BASIN'ın İnternet Tiraj Değerlendirmelerini İnandırıcı Buluyormusunuz? SANAL BASIN'ı Ne Kadar Önemsiyorsunuz?






Tüm Anketler

Şans Oyunları

booked.net

Dost Siteler





















sanalbasin.com uyesidir Toplist25
Twitter Facebook

Tüm hakları Portakal Haber Ajansına aittir kaynak belirtilmeden yazı ve görsellerin kullanılması yasaktır (c) 2013..2018 | Powered by SoykanSoft
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi